Yazılımla devre dışı bırakmak neden teknik bir çözüm değildir?
DPF sorunları araştırıldığında filtre sorunlarını “yazılımla” bitirmeyi öneren tekliflerle karşılaşılır. Teknik olarak kontrol ünitesinden DPF yönetimi kaldırılır: diferansiyel basınç tutarlılık kontrolü, doluluk modeli ve en önemlisi rejenerasyonu başlatan işlev. Filtrenin kendisi egzoz hattında kalır.
Sorun tam da bu birleşimdir. Seramik filtre kurum toplamaya devam eder; ancak kurumu yakıp temizleyecek mekanizma artık yoktur. Karşı basınç yavaşça yükselir, performans ve tüketim kötüleşir; turbo ile motor sürekli artan bir tıkanıklığa karşı çalışır. Aşırı durumlarda kontrolsüz dolan filtre aşırı ısınır, seramik yapısı çatlar veya parçalanır.
Muayene boyutu da vardır: dizel araçların egzoz emisyon muayenesinde egzoz çıkışındaki partikül sayısı ölçülür. Devre dışı bırakılmış ve zamanla hasar görmüş filtre sistemi, arıza kodu kayıtlı olmasa da burada fark edilebilir. Hukuken belirleyici olan parçanın araçta bulunması değil, çalışmasıdır. Devre dışı bırakma, aracın Almanya’daki kullanım onayını geçersiz kılar; sigorta kapsamı ve periyodik araç muayenesi açısından sonuçlar doğurur.
Kalıcı çözüm gösterişli değildir: yarıda kalan rejenerasyonun nedenini bulup gidermek, filtreyi temizlemek veya değiştirmek ve rejenerasyonun yeniden kendiliğinden tamamlanabileceği koşulları sağlamak. Burada sunulan yaklaşım budur.
- Filtre araçta kalır ve kurum toplamaya devam eder; ancak rejenerasyon yapılmaz
- Karşı basınç yükselirken performans ve tüketim giderek kötüleşir
- Egzoz emisyon muayenesindeki partikül sayımı, arıza kayıtlarından bağımsız olarak sorunu ortaya çıkarabilir
- Kullanım onayı yalnızca sökümle değil, devre dışı bırakmayla geçersiz olur